Bir Tutam Sevgi

 

 

 

 

 

O kadar yakın ki sana kardeş gibi, dost gibi, anne gibi, baba gibi… Nefes almak gibi oluyor senin için… Zaman geçiyor ve bir bakmışsın nefes almakta zorlanıyorsun. En yakınında sanırken artık çok uzaklarda… Hayat bu olsa gerek diyorsun.

Birkaç gün önce içimden döküldü bu satırlar ve devamını getirip sizlerle paylaşmak istedim.

Hayatı genelde dümdüz yukarı çıkan ya da aynı çizgide devam eden bir yol gibi görürüz. İniş ve çıkışlarla doludur aslında. Tam bitti derken yeniden başlar. Bir gün biri girer hayatınıza. Keyifle başlar her şey. Hayatınızın merkezine yerleştirirsiniz. Sabah akşam hep berabersinizdir. Duygular giderek yükselir. Her şey çok güzel giderken büyü bozulmaya başlar. Karşınızdaki kişi ilk başta tanıdığınız kişi değildir artık. Huzursuzluklar başlar. İletişim kurmakta zorlanmaya başlarsınız. Gün gelir artık hayatınızda yoktur. İsyan başlar. Neden böyle oldu? Çok seviyorum. Beni nasıl bırakıp gider? Hani bir ömür beraber olacaktık? Bunlara benzer birçok soru belirir kafanızda. Şu an iniştesiniz. Dibi gördünüz!

Peki neden böyle oldu? Nasıl bu durumdan çıkacağız?

İlişkinizi hayatınızın merkezine oturtmak yerine dengeli bir yerde tutmanız gerekir. Kendinizi karşı tarafa olduğunuz gibi tanıtmalısınız. Pop müzik severken hoşlandığınız kişi jazz seviyor diye ‘ ben de jazz severim’ dememeliyiz. Başta her şey yolunda gitse de bir gün ‘yeter artık ben jazz sevmiyorum’ diye isyan etmenize sebep olabilir. Bu da iki taraf için üzücü sonuçlar doğurabilir.

Ne iseniz onu aktarın karşı tarafa. Dürüstlük her zaman kazandırır. En önemli konu ise doğru iletişim kurmaktır. Sorunlarınızı partnerinizle paylaşın. Birbirinize destek olmak o kadar güzel ki. Bir taraf çok açık diğer taraf çok kapalı. Böyle durumlarda kapalı olan taraf kendini tutuyor ve beklenmedik bir anda patlıyor. Haklı bile olsa haksız duruma düşüyor. Birbirinize karşı açık olun. Ortak noktalar bulun. Hayatı paylaşmak değil mi amacımız. Her zaman kendinize dönün ve ‘bu duruma gelmekte benim payım nedir?’ diye sorun. Olumsuz davranışlarınızla yüzleşin. Karşı tarafa suçlayarak çözüme gidilmez. Şu anda diptesiniz belki de. Bu bir süreç geçecek elbette. Almanız gereken dersleri aldıktan sonra çıkışı bulacaksınız. Bir ilişki gönül ister ki ömür boyu sürsün fakat bu her zaman mümkün olmuyor. İşte hayat zikzaklarla dolu. Yaşadığımız her şeyin bir anlamı var. Birlikte görmeniz gereken şeyler varsa tekrar birleşirsiniz. Yeni ufuklara yelken açmanız gerekiyorsa yolumuz uzun yürümeye devam.

Rahat nefes almak istiyorsanız hayatınızdaki dengeleri koruyun. Önceki yazılarımda bir teknikten bahsetmiştim. 4 cümle her zaman sizi rahatlatacaktır.

Özür dilerim.
Lütfen beni affet.
Seni seviyorum.
Teşekkür ederim.

Kızgınlıklar size zarar verir. Bunun yerine affedin ve sevginizi gönderin. Hepimiz bir ve bütünüz. Kendimizi değiştirdiğimizde ve hayata pozitif baktığımızda her şey değişecek. İşin sırrı bizde. Bunu fark etmemiz gerekiyor. Hepimizin istediği şey nedir? Bir tutam sevgi, bir tutam mutluluk, bir tutam huzur… Sevgi enerjisi bütün olumsuzlukları yok eder. Önce kendinizi sevin. Kendini sevmeyen başkasını sevemez.
“500 kişi bir seminerdeydi. Birden konuşmacı durdu ve bir grup çalışması yapmaya karar verdi. Herkese bir balon vererek başladı. Herkes gazlı kalemle balonuna adını yazmalıydı. Sonra bütün balonlar toplandı ve bir odaya kapatıldı. Katılımcılar odaya alındı ve 5 dakika içinde üzerine isimlerini yazdıkları balonu bulmaları söylendi. Herkes deli gibi kendi adını aramaya başladı, insanlar çarpıştılar, bir birlerini ittirdiler, tamamen bir kaos ortamı oluştu.
5 dakikanın sonunda kimse kendi balonunu bulamamıştı. Konuşmacı bu sefer herkesin bir balon almasını ve üzerinde adı yazan kişiye o balonu vermesini söyledi. Bir kaç dakika içinde herkes kendi balonuna kavuşmuştu. Konuşmacı dedi ki: ‘Yaşamımızda bunu görüyoruz. Herkes deli gibi mutluluğu arıyor ve nerede olduğunu bilmiyor. Bizim mutluluğumuz başkalarının mutluluğunda gizlidir. Onlara mutluluk verin; sizinki size gelir. Ve insanların yaşam amacı da budur: Mutluluğun peşinden gitmek.” (Tiffany Moore)

Sevgiyle kalın

Share This: