Kendinize Yolculuk

 

 

 

 

 

 

 

                                                                                                                                                                                                                      ”Hayatın asıl trajik yanı bir gün son bulacak olması değil, başlaması için çok uzun süre beklememiz gerektiğidir” W.M Lewis

Öğrenme, anne karnındayken başlar. 0-6 yaş döneminde öğrenilenler, hayatının geri kalanında öğrenilenlerden daha fazladır. Sıkıntılı bir çocukluk dönemi ileride çoğumuzun bildiği problemlere yol açar. Özgüven ve özdeğer eksikliği, mutsuzluk, hiçbir şeyden zevk almama, yalnızlık korkusu, maddi kaygılar, her konuda başkasını suçlama, fobiler, takıntılar… Hepsi çözülmesi imkansız gibi gözükür. Hayatı doyasıya yaşamadan geçer yıllar ve bir bakmışsınız artık yoksunuz.

Siz güçlüsünüz. Hepimiz mutlu ve kaliteli bir yaşamı hak ediyoruz. Bunun için ömür boyu sürecek keyifli bir yolculuğa hazır mısınız?

Sizin yerinize ben cevaplayayım EVEEET 🙂 Her gün yeni şeyler öğreniyoruz. Bir yıl önceki sen ile şu anki sen aynı mısınız? Değilsiniz. Dolayısıyla yolculuğumuz biraz uzun.

İlk olarak beden sağlığıyla başlıyoruz. İmkanlarınıza göre evde ya da bir merkezde spora başlayabilirsiniz. Spor yapmak kişiye serotonin ve dopamin gibi hormonlar salgılatır. Bu hormonlar da kişinin şiddet, öfke ve melankoli gibi istenmeyen duygulardan uzaklaşmasına yardımcı olur. Kilo probleminiz varsa kendinize bir hedef belirleyip diyetisyen eşliğinde kilo verebilirsiniz. Her konuda uzman desteği almanız sağlığınız açısından önemli. Yoga, meditasyon, bahçeyle ilgilenmek, kitap okumak, film seyretmek gibi ruhunuza iyi gelecek aktiviteler yapabilirsiniz.

Bir şeyler başardıkça kendinizi iyi hissedeceksiniz. Zevk aldığınız aktiviteleri listeleyin. İçinden bir ya da birkaçını seçin ve uygulamaya başlayın.

Geçenlerde gittiğim bir mağazada kasiyer takı yaptığını ve çok zevk aldığını söyledi. Anlatırken gözlerinin içi gülüyordu. Sizi ne mutlu eder keşfedin. Her akşam bugün neleri başardım diye sorun. Kendinize güveniniz bu şekilde artacaktır. Başaramadıklarınız ise kendinizi geliştirmeniz için fırsat.

İsteklerinizi en kısa sürede uygulayın. An’ı yaşayın.  Dün bitti, yarın ise henüz gelmedi. Öfke, kırgınlık, moral bozukluğu, endişe gibi olumsuz duyguları yaşatmak yerine zamanınızı keyif aldığınız şeyleri yapmaya harcayın. Geçenlerde harika bir video seyrettim. Elleri olmayan bir piyanist… İstemiş ve inanmış daha ne olsun. Tek engelsiniz kendinizsiniz. Yapamam, vaktim yok, annem kızar, dalga geçerler, anlamam bu yaştan sonra… Tanıdık cümleler değil mi 🙂 Değişimden korktuğunuz sürece aynı yerde kalacaksınız.

‘’Kanserli denilen hücre; vücudun bütünüyle iletişimi bozulmuş hücredir. Vücudumuzdaki tüm hücreler ve DNA vücudun bütünü ile iletişim halindedir. Bu iletişim sayesinde hücre görevini bilir ve böylece ne tür bir hücre (kan hücresi, kalp hücresi, sinir hücresi vs.) haline geleceğine karar verir. Bütün ile iletişimi bozulan hücre normalde yaptığı işlevleri yerine getiremediği için yapabileceği tek şey olan hayatta kalma ve çoğalma eğilimi gösterir. Buna kanser deniyor.

Kanser, kişinin yaşamın da yolunda gitmeyen şeylerin bir göstergesi olarak son aşamada fiziksel bedende ortaya çıkmış doğal olmayan bir durumun habercisidir. (Kötü hayat koşulları, yaşamın reddi, sürekli olumsuz duygularla sürdürülen yaşam vb.)

Fiziksel bedende yapılan detoks, alkali ve sağlıklı diyet ve enerji bedeninde temizlik ve kişinin hastalığına neden olan duygusal, zihinsel ve yaşam tarzı ile ilgili nedenler ortadan kaldırılarak bu iletişim düzeldiğinde kanserli denilen hücre normal davranmaya başlar. Ortada bir sihir yok. Kimseye inanmasını önermiyoruz. Mantığı kavrayın. Araştırın. Bildiğinizi düşündüğünüz birçok şeyi yanlış biliyor olabileceğinizi keşfedeceksiniz.’’ (ALINTI)

Yaşamınızda ne istiyorsanız kendinize çekiyorsunuz. Olumsuzluklar yerine güzellikleri çekmeye ne dersiniz? Siz değerlisiniz. Bu dünyaya geliş amacınızı keşfedin. Sağlıkla ve mutlulukla yolculuğunuza devam edin. Her şey sizin elinizde.

Share This: